Doğu Türkistan Göçmenler Derneği olarak Doğu Türkistan’da yaşanan 5 Temmuz 2009 olaylarının neticesinde oluşan bazı gözlemlerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz. Son 5 Temmuz olayları ve öncekilerinin sebebi nedir diye sorulsa; cevabımız, Doğu Türkistanlılara 60 yıldır yaşatılan asimilasyon, baskı ve özlemi çekilen tam bağımsızlık arzusudur.
Olaylar öncesinde Doğu Türkistan davası hakkında bilgisi olan vatandaşlarımızın yüzdesi bir hayli düşükken menfur olayın ardından, kamuoyu oluşarak, nüfusumuzun tamamı konuyla ilgili bilgiye haiz olmuştur.
Kamuoyu oluşmadan önce Doğu Türkistan lafzı yerine kullanılan Şincan adı doğrusu olan Doğu Türkistan olarak söylenmeye başlanmıştır. Bu konudaki hassasiyetimiz, basınımızın destekleriyle olmuştur. Arzumuz, hiç olmazsa, sahibi olduğumuz ülkenin-davanın isminin asimilasyonla kaybolmaması yönündedir.
Olay haftasında Doğu Türkistan Göçmenler Derneği olarak iç ve dış medyayı takip ederek ve anayurttan gelen haberleri toplayarak konu ile görüşlerimizi derneğimiz tarafından, gerekli açıklamaları, görsel, işitsel ve yazılı basında yayınladık. Doğu Türkistan’da yaşayan Kazak, Kırgız, Özbek, Tacik gibi vatandaşlarımızın Kazakistan’ı, Kırgızistan’ı, Tacikistan’ı var Uygurlar’ın da o halde Uyguristan’a ihtiyacı var söylemleri ile mikro milliyetçiliğin Doğu Türkistan’ın bağımsızlığı için ciddi rahatsızlık vermektedir.
Olaylara haklı tepki olarak Doğu Türkistanlı vatandaşlarımızın dirayet göstermeleri ve değişik ağızlardan medyada yapılan açıklamaları dikkatle takip edilerek tam bağımsızlık harici otonomda demokrasi söylemleri yapan kişileri vatandaşlarımızın dikkate almamalarını rica etmekteyiz. Çünkü nihai hedef tam bağımsız Doğu Türkistan’dır.
Gelişen olaylarda Doğu Türkistan’da bulunan kukla Uygur otonom başkanı Bekri’nin olayların müsebbibi olarak Rabia Kadir hanımı işaret ederek onu bir anda Doğu Türkistan’ın lideri konumuna oturtması manidardır. Gelişmeleri şüphe ile takip etmekteyiz.
Yurt içinde ve dışında, dış kaynaklı, birtakım kuruluşların maddi desteğiyle desteklenen değişik renklerle ifade ettikleri eylemlerini gerçekleştiren kişi ve kuruluşların karşısındayız. Son günlerde medyada yer alan bazı kişiler tarafından lider konumunda lanse edilen kişilerin “Tam Bağımsızlık” söylemleri dışındaki beyanatlarını kabul etmiyoruz.
Doğu Türkistan’da insanlık dışı muameleleri, hak ve hürriyetleri kısıtlayıcı antidemokratik uygulamaları kınıyoruz. Doğu Türkistanlıların demokratik, hür ve “Tam Bağımsız” olarak hiçbir devletin baskısı ve idaresi altında olmaksızın vatanlarında yaşamalarını istiyoruz.
Doğu Türkistan’daki işgalci Çin kuvvetlerinin asimilasyon, sağlık, eğitim, iş olanaklarını kısıtlamasını, doğum kontrolü ve kürtajı, uyuşturucuyu teşvik etmesini kınıyor ve Çin işgalinin bir an önce kaldırılmasını istiyoruz.
Doğu Türkistan’daki son günlerde yaşanan Çin Hükümetinin insanlık dışı uygulamaları aslında, Çin Halk Cumhuriyetinde son yıllarda yaşanan gelir adaletsizliği, açlık, işsizlik sebebiyle su yüzüne çıkan ve konunun uzmanları tarafından dünya medyasında konu edilen isyan noktasına gelen Çin halkının memnuniyetsizliği ile ilişkili olup; Doğu Türkistanlılar kurban seçilerek kendi halkına gözdağı veren Çin idarecilerinin basiretsizliklerini kamufle etme eylemidir. Ayrıca G-8 öncesi Doğu Türkistan’daki maniplasyonları dikkatle takip ediyoruz.
Geçmiş zaman içersinde bilerek veya bilmeyerek Doğu Türkistan davasına politik nedenlerle istemeden üzüntü veren olayların, üstünü örterek devlet ve hükümetimizden bundan sonra da Doğu Türkistan davasının takipçisi ve destekçisi olmalarını arzu etmekteyiz.
Olaylara tepki göstererek davamıza sahip çıkan cumhurbaşkanımıza, hükümetimize, tüm partilerimize sivil toplum kuruluşlarımıza, basınımıza kısaca yüce Türk milletine şükranlarımızı sunuyoruz.
Doğu Türkistan Göçmenler Derneği olarak coğrafyamızda tarihin bizimle başlayıp bizimle biteceğini, yaşanan menfur olayların sonucu olarak Doğu Türkistan’ın bağımsızlığı ile noktalanacağına inanıyoruz.
Saygılarımızla.
Doğu Türkistan Göçmenler Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
Yakup CAN
19.07.2009
